Yaşam

İnci Küpeli Kız Tablosu Hakkında 8 Gerçek

Bir tabloyu tarihin en nadide sanat eserlerinden biri olarak kabul etmemize neden olacak pek çok faktör vardır. Ancak bu faktörler bazen sadece biraz basitlik ve gizemdir. Kuzeyin Rönesansı olarak bilinen Hollanda’nın altın çağında Johannes Vermeer tarafından boyanmıştır. İnci Küpeli Kız bu durumun en değerli örneğidir.Çünkü İnci Küpeli Kız’ın kim olduğu ve hikayesi hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.

İnci Küpeli Kız’ın bu kadar gizemli olmasının nedeni, ressamı Johannes Vermeer’in de bir o kadar gizemli olmasıdır. Çağdaşlarından çok daha az eser vermiş ancak sanat tarihine adını yazdırmayı başarmış bu genç ressam, eserleri kadar sıra dışıdır. İnci Küpeli Kız tablosu hakkında bir kısmını ilk kez duyacağınız ilginç bilgiler bulacaksınız.Hadi daha yakından bakalım.

İnci Küpeli Kız’ın gizemli hikayesi hakkında farklı bilgiler:

  • İnci Küpeli Kız’ın ressamı yıllarca unutulmuştu.
  • Tablonun hikayesi ya da kızın kim olduğu bilinmiyor.
  • Bu efsanevi tablo aslında oldukça küçük.
  • İnci Küpeli Kız’ın kapağı, fotoğrafın en değerli kısmı.
  • İnci Küpeli Kız aslında inci küpeli kız değil.
  • Tabloda pek çok dini unsurun gizlendiği düşünülüyor.
  • İnci Küpeli Kız bir avuç bozuk paraya satıldı.
  • Belki de yaptığımız tüm iddialar yanlıştır.

İnci Küpeli Kız’ın ressamı yıllarca unutulmuştu:

1632’de doğup 1675’te çok genç yaşta ölen Hollandalı ressam Johannes Vermeer, öldüğünde büyük bir borç bıraktığı için güçlü sayılmaz. Ama ilginç bir şekilde, fotoğraflarında Dönemin en nadide boyalarını kullanmaktan çekinmemiş barok ressamıdır. 1866’da sanat eleştirmeni Thore Bürger tarafından keşfedilene kadar unutulan Johannes Vermeer’in yaşamı boyunca 35 eser yaptığı sanılıyor. Unutulsa da adı keşfedildikten sonra Hollanda altın çağının en değerli ressamları arasına yazıldı.

Tablonun hikayesi ya da kızın kim olduğu bilinmiyor:

Genç bir hanımın oryantalist bir bakış açısıyla betimlendiği İnci Küpeli Kız tablosunda karşımıza çıkmaktadır. Kadının kim olduğu hakkında rastgele bir fikrimiz yok. Bazıları, ressamın on çocuğun en büyüğü olan Maria olduğunu söylüyor. Kimilerine göre resimdeki kız mankendir, o. Ancak Johannes Vermeer’in çok varlıklı biri olmadığı düşünüldüğünde, bir mankeni işe alma ihtimalinin çok zayıf olduğu açıktır.

İnci Küpeli Kız’ın kim olduğunu bilmiyoruz ama birisi olduğundan eminiz. 2018 yılında tablo özel röntgen ışınlarına sahip bir tarayıcı ile incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda sanatçının adım adım fırça darbeleri görüldü. Bu darbeleri yorumlayan uzmanlar; Ressamın hayali bir figür çizmediğine, birine bakarak yani maket kullanarak çizdiğine ve çizim sırasında yapılan değişikliklerin model hareketlerine göre düzenlendiğine karar verdiler. Bu açıdan baktığımızda Vermeer’in kızı olma ihtimali artıyor.

Bu efsane masa aslında oldukça küçük:

Resim sanatıyla amatör olarak ilgilenenlerin en büyük yanılgısı İnci Küpeli Kız gibi tabloların büyük tuvallere yapıldığını düşünmeleridir. Ancak tablo 44,5 x 39 cm genişliğinde bir tuval üzerine yapılmıştır. Aslında onu ilginç kılan da bu. Bu kadar küçük bir yüzeyde çalışmasına rağmenEn ufak detay bile gözden kaçmamış, daha da önemlisi dönemin boya fiyatları düşünüldüğünde çantanın ağzı açılmış.

İnci Küpeli Kız’ın kapağı, fotoğrafın en değerli kısmı:

Takdir edersiniz ki 17. yüzyıldan bahsediyoruz ve o dönemdeki boyalar bugünkü gibi kimyasallarla değil, doğal malzemelerle üretiliyordu. Bunların arasında en değerlilerinden biri Lapis lazuli adı verilen bir taştan elde edilen koyu mavi bir boyadır. Johannes Vermeer bu tabloya o kadar güvenmiş olmalı ki İnci Küpeli Kız’ın kapağında bu en değerli rengi kullanmaktan çekinmemiştir. Tabii maddi durumu buna izin vermiyordu. Bu tür değerli boyaların kullanılması, çalıştığı dönemin destekçisi olan Pieter van Ruijven sayesinde oldu.

İnci Küpeli Kız aslında inci küpeli kız değil:

Teorik Astronomi Profesörü Vincent Icke, 2014 New Scientist dergisi İnci Küpeli Kız tablosunda İnci küpenin parlaklığının gerçek bir inciye benzemediğini yazmıştır. Küratörler Quentin Buvelot ve Ariane van Suchtelen’e göre, o zamanlar bu büyüklükteki inciler son derece nadirdi ve sadece birkaç çok güçlü insanda vardı. Tüm bu yorumlara göre değerlendirdiğimizde resimde kızın kulağına takılan inci küpeler ya Venedik’ten gelen cam inciler ya da gümüşten yapılmış ve inci şeklinde yapılmış takılardı.

İnci küpenin gerçekliğiyle alakası var mı bilinmez ama İnci Küpeli Kız tablosu. isim her zaman bu biçimde değildi. İlk zamanlarda Örtülü Kız, Örtülü Kız Başı, Örtülü Genç Kız, Genç Kız Başı gibi farklı isimlerle anılmıştır. İlerleyen yıllarda resminin odak noktasının peçe değil inci olduğunu ve günümüzde bildiğimiz adıyla anılmaya başladığını düşünüyoruz. İnci Küpeli Kız, dönemin ve eserlerin benzerliğinden dolayı Kuzeyin Mona Lisa’sı olarak anılır.

Tabloda pek çok dini unsurun gizlendiği düşünülüyor:

İnci Küpeli Kız’ın hikayesi kesin olarak bilinmediği için bazı sanat tarihçileri yaptıkları araştırmalar sonucu Dönemin ünlü piskoposu St. Francis De Sales’in öğretileriyle bir orta masa ilişkisi keşfettiler. Buna göre resim bir bekaret portresidir. Dini hikayeye göre İshal, Rebecca’ya aşkının bir işareti olarak küpeler verdi. Mecazi olarak kulak, bir erkeğin arzu ettiği ilk yerdir ve sadakatle korunması gerekir ve kulağa yalnızca tatlı sözler girmelidir. Biraz zorlama bir hikaye ama sorun değil.

İnci Küpeli Kız bir avuç bozuk paraya satıldı:

İnci Küpeli Kız tablosu Johannes Vermeer tarafından 1665 yılında yapılmış olmasına rağmen keşfedilmiş ve Müzayedeye çıkarıldı, ancak 1881’de gerçekleşti. Müzayedede İnci Küpeli Kız, Hollandalı subay ve sanat koleksiyoncusu Arnoldus Andries des Tombe’ye 2 gulden ve 30 sent gibi saçma bir fiyata satıldı. Tombe’nin ölümünden sonra vasiyetindeki tablo Lahey’deki sanat müzesi Mauritshuis’e gönderildi.

Belki de yaptığımız tüm iddialar yanlıştır:

Tüm resimseverler ve sanat tarihçileri, tarih boyunca iz bırakmış her eserin bir anlam ifade etmesini isterler. Olmayabilir. Örneğin İnci Küpeli Kız kolay bir portre gibi görünebilir. aslında bir tronie olarak resmedilmiştir.Yani barok ressamların biraz abartılı resim yaparak farklı renk ve tekniklerle resmettikleri bir eserdir.

Sanat tarihçileri Arthur K. Wheelock ve Ben Broos, fotoğraf türüne dayalı bir yorum yaptıklarında, aslında Johannes Vermeer’in burada ne insan çizdiğini ne de maket kullandığını söylediler. Yani İnci Küpeli Kız’ın yeri ve zamanı yoktur; sadece egzotik giysiler içinde tasvir edilmiş hayali bir genç kız olabilir. Bu çok daha ilginç değil mi?

Hollanda altın çağının değerli ressamlarından biri Johannes Vermeer’in İnci Küpeli Kız tablosu hakkındaki olağanüstü bilgilerden ve az bilinen detayları konuştuk. Sizce resim biraz abartılı mı yoksa dedikleri gibi büyüleyici bir yönü var mı?

Bu tarz içerikleri beğendiyseniz, şunlara da göz atmak isteyebilirsiniz:

pehlivankoyajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu